Aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2012 Perşembe

1...2...3... ve Yeniden Başlasın....

Nasıl ve nereden başlayacağımı bilemez haldeyim. Giriş cümlesini kaç kere yazdım, kaç kere sildim onu da bilmiyorum...

En son posta bakıyorum da biraz daha beklesem 1 yıl olacakmış :o/

Kısa kısa özet geçeyim tarihe not olsun, sonrada düzenli yazmaya başlayayım inşallah. (bu da kendime not olsun!)

06 Ekim'de aldım Kuzey kuzumu kucağıma, çektim o nefis kokuyu 2.kez içime. 2.kez taçlandım, 2.kez insan oldum, 2.kez içimde ki o boşluğu doldurdum.
Oğlana dair notlarımı ayrı postta yazayım kızmasın elma çekirdeğim, -ne o beni arada geçiştirdin mi diye :)
Hastaneden 2 Kare <3 2 Aşk

Doğum sonrası eve döndük ve anladık ki daha 1,5 sene geçmiş olmasına rağmen ilk acemilik geri gelmiş, Mai'de neler yaptığımızı, nasıl yaptığımızı unutmuşuz :) Ve anladık ki anneannelerin&babaannelerin 30 yıl önce bizlere; siz bebekken öyle yapardık, böyle yapardık o, bu vs vs vs söylemlerinin gerçekliği boş :) Yahu ben bu halimle 1,5 sene önceyi unutmuşum siz nasıl bu kadar net hatırlıyorsunuz en az 30 sene öncesini :)

Bu kez doğum sonrası süt izmini parça parça değilde toplu olarak kullandım. Malum ofiste 2.hamileliğim pek şenlikli karşılanmamıştı sanki 1,5 sene arayla çocuk yapılamaz özel koşulu varmış gibi. Özel sektörün fenalıkları olsa gerek!
Tüm izinlerimi birleştirdim ve Nisan'a kadar evde büyük boy ve küçük boy elma çekirdeklerimle mutlu, sağlıklı, bol eğlenceli, zaman zaman zor, delirmekten bir tık önce duran, yorgun, uykusuz, bakımsız, kocaya bolca saldırmalı ama en çok ta huzurlu, keyifli, mis gibi günler geçirdim. Bu süre içerisinde tam zamanlı ev hamını olmaya karar vermiştim ki biraz daha zaman var, şimdi değil diyerek koca beni işe postaladı :)

2.doğumumda 1.nin sezeryan olmasından mütevellit mecburi sezeryan oldu. Doktorum diğer tüm doktorlar gibi planlıl sezeryan olacağı için 38.hafta için tarih verdi ama ben onu, bunu, şunu bahane ederek süreyi 40 haftaya tamamladım. Kız 40.haftada doğdu, oğlan neden az dursun, hem doktor ilk hamileliğimde bebek ne kadar fazla karnında durursa o kadar iyi diyordu diyerek süreyi tamamladım.

Ancak 2.doğumun bu kadar yakın olması nedeniyle mi? Yoksa tüm süreci zaten biliyor olmak nedeniyle mi bilemediğim bir şekilde çok zordu doğum ve sonrası!
Epiduralde bile canım yandı ki ilkinde hiç birşey hissetmemiştim. Ama bunu olacakları bildiğim için acıyı hissediyorum diye düşünüyorum. Boşuna demiyorlar, insan bilmediğinden korkmaz diye.

Doğum sonrası odaya çıktığımda ağrılarım çoktan başlamıştı bile, ayaklarım hala hissiz ama ağrım kendini gayet hissettiriciydi. Doktorum aynı yerden kısa sürede ikinci kez kesim yapıldığı için bunun normal olduğunu söyledi.

Doğum sırasında doktora haızr açmışken varken yağları da alıver bu karnım hala inmedi eski haline diye sızlanıyordum ki doktor alacak yağ olmadığını söyledi! Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim ki! Nasıl gidecek bu lanet olasıca göbek&karın bla bla bla?

Kısa geçmeye çalışıyorum :P İlk doğum sonrası yaptığım aptallığı yapmayarak eve döndüğüm gün korse kullanmaya başladım.
Korse hem ağrımı azalttı hemde hareket rahatlığı sağladı. Ameliyatlı olmama rağmen kimsenin desteği olmadan yatıp, kalktım, oğlanı yatağından alabildim, geri koyabildim.
Tabii en onemlisi korse sayesinde karnım çok daha çabuk indi.
Ama şimdi o kalan göbek nasıl gidecek bilmiyorum, araştırmaya başladım galiba karın kaslarını sıkılaştırmak için endoskopik karın ameliyatı olacağım, çok sıktı bu durum beni, yetti gari aaaaa!

2 çocuklu yaşamda olanları, tecrübe ettiklerimi, başıma gelenleri, yaşadıklarımı yazacağım daha çok post var gibi görünüyor.
Ailenin 4'te 3'ü :)
Kızın 2.yaş günü, 2 çocukla çekirdek aile ilk tatil,kız kardeş kınası, düğünü, kuduruk oğlan çocuğu, daha uzun süt macerası, kızın oğlanı kabullenişi ve ve ve ve daha bir sürü şey....

şimdi kocaman öpüp yemeğe kaçıyorum. Evet oruç tutmuyorum, süt veriyorum.
geri döneceğim.... ;)

1...2...3... ve Yeniden Başlasın....

Nasıl ve nereden başlayacağımı bilemez haldeyim. Giriş cümlesini kaç kere yazdım, kaç kere sildim onu da bilmiyorum...

En son posta bakıyorum da biraz daha beklesem 1 yıl olacakmış :o/

Kısa kısa özet geçeyim tarihe not olsun, sonrada düzenli yazmaya başlayayım inşallah. (bu da kendime not olsun!)

06 Ekim'de aldım Kuzey kuzumu kucağıma, çektim o nefis kokuyu 2.kez içime. 2.kez taçlandım, 2.kez insan oldum, 2.kez içimde ki o boşluğu doldurdum.
Oğlana dair notlarımı ayrı postta yazayım kızmasın elma çekirdeğim, -ne o beni arada geçiştirdin mi diye :)
Hastaneden 2 Kare <3 2 Aşk

Doğum sonrası eve döndük ve anladık ki daha 1,5 sene geçmiş olmasına rağmen ilk acemilik geri gelmiş, Mai'de neler yaptığımızı, nasıl yaptığımızı unutmuşuz :) Ve anladık ki anneannelerin&babaannelerin 30 yıl önce bizlere; siz bebekken öyle yapardık, böyle yapardık o, bu vs vs vs söylemlerinin gerçekliği boş :) Yahu ben bu halimle 1,5 sene önceyi unutmuşum siz nasıl bu kadar net hatırlıyorsunuz en az 30 sene öncesini :)

Bu kez doğum sonrası süt izmini parça parça değilde toplu olarak kullandım. Malum ofiste 2.hamileliğim pek şenlikli karşılanmamıştı sanki 1,5 sene arayla çocuk yapılamaz özel koşulu varmış gibi. Özel sektörün fenalıkları olsa gerek!
Tüm izinlerimi birleştirdim ve Nisan'a kadar evde büyük boy ve küçük boy elma çekirdeklerimle mutlu, sağlıklı, bol eğlenceli, zaman zaman zor, delirmekten bir tık önce duran, yorgun, uykusuz, bakımsız, kocaya bolca saldırmalı ama en çok ta huzurlu, keyifli, mis gibi günler geçirdim. Bu süre içerisinde tam zamanlı ev hamını olmaya karar vermiştim ki biraz daha zaman var, şimdi değil diyerek koca beni işe postaladı :)

2.doğumumda 1.nin sezeryan olmasından mütevellit mecburi sezeryan oldu. Doktorum diğer tüm doktorlar gibi planlıl sezeryan olacağı için 38.hafta için tarih verdi ama ben onu, bunu, şunu bahane ederek süreyi 40 haftaya tamamladım. Kız 40.haftada doğdu, oğlan neden az dursun, hem doktor ilk hamileliğimde bebek ne kadar fazla karnında durursa o kadar iyi diyordu diyerek süreyi tamamladım.

Ancak 2.doğumun bu kadar yakın olması nedeniyle mi? Yoksa tüm süreci zaten biliyor olmak nedeniyle mi bilemediğim bir şekilde çok zordu doğum ve sonrası!
Epiduralde bile canım yandı ki ilkinde hiç birşey hissetmemiştim. Ama bunu olacakları bildiğim için acıyı hissediyorum diye düşünüyorum. Boşuna demiyorlar, insan bilmediğinden korkmaz diye.

Doğum sonrası odaya çıktığımda ağrılarım çoktan başlamıştı bile, ayaklarım hala hissiz ama ağrım kendini gayet hissettiriciydi. Doktorum aynı yerden kısa sürede ikinci kez kesim yapıldığı için bunun normal olduğunu söyledi.

Doğum sırasında doktora haızr açmışken varken yağları da alıver bu karnım hala inmedi eski haline diye sızlanıyordum ki doktor alacak yağ olmadığını söyledi! Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim ki! Nasıl gidecek bu lanet olasıca göbek&karın bla bla bla?

Kısa geçmeye çalışıyorum :P İlk doğum sonrası yaptığım aptallığı yapmayarak eve döndüğüm gün korse kullanmaya başladım.
Korse hem ağrımı azalttı hemde hareket rahatlığı sağladı. Ameliyatlı olmama rağmen kimsenin desteği olmadan yatıp, kalktım, oğlanı yatağından alabildim, geri koyabildim.
Tabii en onemlisi korse sayesinde karnım çok daha çabuk indi.
Ama şimdi o kalan göbek nasıl gidecek bilmiyorum, araştırmaya başladım galiba karın kaslarını sıkılaştırmak için endoskopik karın ameliyatı olacağım, çok sıktı bu durum beni, yetti gari aaaaa!

2 çocuklu yaşamda olanları, tecrübe ettiklerimi, başıma gelenleri, yaşadıklarımı yazacağım daha çok post var gibi görünüyor.
Ailenin 4'te 3'ü :)
Kızın 2.yaş günü, 2 çocukla çekirdek aile ilk tatil,kız kardeş kınası, düğünü, kuduruk oğlan çocuğu, daha uzun süt macerası, kızın oğlanı kabullenişi ve ve ve ve daha bir sürü şey....

şimdi kocaman öpüp yemeğe kaçıyorum. Evet oruç tutmuyorum, süt veriyorum.
geri döneceğim.... ;)

22 Eylül 2011 Perşembe

Veliefendi'de Bir Deli :)

2 hafta önce Pazar günü bizim kız uyanıp koltuk tepelerinde dıgıdık dıgıdık yapmaya başlayınca hadi bugün Veliefendiye gidip atları seyredelim, hava da güzel değişiklik olur dedik. Midillilerde oluyordu onlarla da gezdiririz gıdıgık keyfi yerine gelir dedik :) Düştük yollara...
Bizimki Velifendi'ye girdikten sonra özgürlüğünü ilan etti, pusette oturmak ne kelime elini bile tutturmadan her bir köşeye koşturuverdi.
İlk sokak düşüşünü de yaşadı, ilk yarasını da aldı ama bana mısın demedi, toz çamur pislik içinde ama musmutlu olarak eve döndük :) Yarasının kabukları bile döküldü :) bakıp bakıp ööğğğ diyor birde, beğenmedi küçük hanım yaralı bacağını.

Midilliye falan binmedi tabi hatta atları seyretmedi bile azıtıp koşturmak varken kim ne yapsın dıgıdıkı :)

 
 



Veliefendi'de Bir Deli :)

2 hafta önce Pazar günü bizim kız uyanıp koltuk tepelerinde dıgıdık dıgıdık yapmaya başlayınca hadi bugün Veliefendiye gidip atları seyredelim, hava da güzel değişiklik olur dedik. Midillilerde oluyordu onlarla da gezdiririz gıdıgık keyfi yerine gelir dedik :) Düştük yollara...
Bizimki Velifendi'ye girdikten sonra özgürlüğünü ilan etti, pusette oturmak ne kelime elini bile tutturmadan her bir köşeye koşturuverdi.
İlk sokak düşüşünü de yaşadı, ilk yarasını da aldı ama bana mısın demedi, toz çamur pislik içinde ama musmutlu olarak eve döndük :) Yarasının kabukları bile döküldü :) bakıp bakıp ööğğğ diyor birde, beğenmedi küçük hanım yaralı bacağını.

Midilliye falan binmedi tabi hatta atları seyretmedi bile azıtıp koşturmak varken kim ne yapsın dıgıdıkı :)

 
 



İlk Ateş! İlk Hastalık! İlk Antibiyotik!

Üzerinden uzun zaman geçti ama Mai'min tarihine not olsun diye yazıyorum.
15+5 iken ilk kez ateşlendi koca gözlüm.
İlk ateş! İlk hastalık! İlk antibiyotik!
Dr kontrolüm olduğu için annemdeydik. Mai'yi bıraktık hastaneye gittik, döndük. Koca göz uyuyordu, uyandı ki ateşler içerisinde yanıyor! Herşey 1 saat içinde olmuştu zaten.
Doktoruyla yapılan görüşmeler, ateş ölçmeye başlamalar. Ateş düşürücü verip 45 dakika geçmesini bekleyip yeniden ateş ölçümleri. Düşmediyse fitil verip ateş takibinin yapılması.
Gece ateş yüzünden huzurlu uyuyamayan bir melek, 45 dakika da bir saat kurup kalkıp ateş ölçen bir anne & baba. İlk günün sonuna doğru ateşte bir değişim olmayınca başlayanılan ilk antibiyotik.
Neymiş efendim, salgın varmış boğaz enfeksiyonuymuş. İlaçlarla yüzü gülen biraz toparlanan, yeni ilaç saati yaklaştıkça enerjisi düşüp ateşi yükselmeye başlayan minik melek seni çok seviyorum. Sen hep iyi ol, Allah sıkıntını üzüntünü göstermesin bizlere... (22.08.2011)

İlk Ateş! İlk Hastalık! İlk Antibiyotik!

Üzerinden uzun zaman geçti ama Mai'min tarihine not olsun diye yazıyorum.
15+5 iken ilk kez ateşlendi koca gözlüm.
İlk ateş! İlk hastalık! İlk antibiyotik!
Dr kontrolüm olduğu için annemdeydik. Mai'yi bıraktık hastaneye gittik, döndük. Koca göz uyuyordu, uyandı ki ateşler içerisinde yanıyor! Herşey 1 saat içinde olmuştu zaten.
Doktoruyla yapılan görüşmeler, ateş ölçmeye başlamalar. Ateş düşürücü verip 45 dakika geçmesini bekleyip yeniden ateş ölçümleri. Düşmediyse fitil verip ateş takibinin yapılması.
Gece ateş yüzünden huzurlu uyuyamayan bir melek, 45 dakika da bir saat kurup kalkıp ateş ölçen bir anne & baba. İlk günün sonuna doğru ateşte bir değişim olmayınca başlayanılan ilk antibiyotik.
Neymiş efendim, salgın varmış boğaz enfeksiyonuymuş. İlaçlarla yüzü gülen biraz toparlanan, yeni ilaç saati yaklaştıkça enerjisi düşüp ateşi yükselmeye başlayan minik melek seni çok seviyorum. Sen hep iyi ol, Allah sıkıntını üzüntünü göstermesin bizlere... (22.08.2011)

22 Temmuz 2011 Cuma

Anlattım ki Çabuk Geçsin

Sıkılıyorum, içim sıkılıyor, yine kafamın içinde küçük adamlar bır bır bır söyleniyor.
Yazmak istiyorum, sürekli kendime notlar alırken buluyorum kendimi ama yok onları bir türlü adam akıllı yazıya falan dökemiyorum.

Bugünde Mai'nin gözünde ki geçmeyen kanlanmaya sıkılıyorum. Ofisten çıkacağım birazdan eve gidip minik cücemi alıp Dr'a gideceğiz. Hava değişiminden olur mu böyle şeyler? Yoksa tatildeyken denizden mikrop kaptıda istanbul'a döndükten sonra mı çıktı ortaya? Yada sıcak havalar yüzünden gözde kuruma olurda kanlanma yapar mı? mı mı mı? Gidelim dr'a da rahat edelim.

Dünde sahilde keyif gezisine çıkmışken sıkıldım. Şenlenip, keyiflenelim gidip mis gibi iyotu ciğerlerimize çekelim diye yemekten sonra dütük yollara çekirdek aile ve Örgüşle. (Mai'me teyzesi bakıyor artık, ne keyif anlatamam)
İndik sahile başladık yürümeye, tek derdimiz o sırada dondurmayı şimdi mi alsak dönerken mi çelişkisi.
Derken o kadar kalabalığın olduğu insanların akşam yürüyüşü için çoluk, çocuk, torun, tombalak döküldüğü sahilde sivrizekalının biri elinde pabucu ağaçta kalan birşeyi almak için pabucunu ağaca fırlatmaya hazırlanıyor... Şaka gibi dimi? O kalabalıkta bu kadar aptalca birşey nasıl yapılır ki?  Biz dur, hop, yapma, atma hebele hübele derken attı sivrizekalı pabucunu. Ve körün gözü geldi bizim kızın üstüne düştü. Allahım yarabbim gözlerim döndü, delirdim. Hala düşününce o an gözümün önüne gelince ensemden doğru sıcak basıyor bana. Allahtan kız tam o esnada etrafa bakmak için arabasında öne doğru eğilmiştide sırtına doğru geldi yoksa tam kafasına gelecekti!
Ben o gözü dönmüşlükle kudurmuş gibi adama bağırıyorum, ben bağırıyorum sevgili ayrı bağırıyor. Adam utanmadan, özüğr dileyeceğine sevgiliye diyor ki ne şekil yapıyorsunuz? Ay gelde paralama bunu. Ben yine dayanamıyorum söylenmeye başlıyorum adam tamam özür dilerim diyor başkaları araya giriyor ve biz sinir küpü halinde sahil gezimize devam etmeye çalışıyoruz.
Koca sonra bana kızıyor ee haksız sayılmaz ki. Sen ne diye söyleniyorsun, karnında bebeğin adam ya birşey yapsa sana o sırada diyor ve haklı da :( Ama ben sinirlenince kendime hakim olamıyorum, sonra ki olası olumsuz adımları düşünemiyorum. Ki artık düşünmem lazım, kontrollü olmam lazım ama nasıl bakalım.
Daha önce bir maç çıkışı yan kesicinin üstüne atlamışlığımda var onda da feci fırça yemiştim kocadan ki onda da multi haklıydı yine.
Uff be ne çok anlatmışım, nasıl sıkılmışsa içim...

Ben hafiften toparlanıyorum, birazdan çıkacağım. Hafta sonu da geldi, ramazan önce son haftasonları değerlendirmek lazım. Bakalım Dr sonrası yaparız planları. Plan yapmak dedimde artık plansız bir iş yapmayacam ben bu gidişle :) nedenleri daha sonra ki postlara kalsın, öptümmmm herkese iyi haftasonları...

Fotoğraf tatil öncesi Tekirdağ'da dalından erik yiyen çılgın cüce. Erik önce itinayla tüm ayak parmaklarına değdirilir ve sonra hoop ağıza atılır... ohhh en lezizi :)))

Anlattım ki Çabuk Geçsin

Sıkılıyorum, içim sıkılıyor, yine kafamın içinde küçük adamlar bır bır bır söyleniyor.
Yazmak istiyorum, sürekli kendime notlar alırken buluyorum kendimi ama yok onları bir türlü adam akıllı yazıya falan dökemiyorum.

Bugünde Mai'nin gözünde ki geçmeyen kanlanmaya sıkılıyorum. Ofisten çıkacağım birazdan eve gidip minik cücemi alıp Dr'a gideceğiz. Hava değişiminden olur mu böyle şeyler? Yoksa tatildeyken denizden mikrop kaptıda istanbul'a döndükten sonra mı çıktı ortaya? Yada sıcak havalar yüzünden gözde kuruma olurda kanlanma yapar mı? mı mı mı? Gidelim dr'a da rahat edelim.

Dünde sahilde keyif gezisine çıkmışken sıkıldım. Şenlenip, keyiflenelim gidip mis gibi iyotu ciğerlerimize çekelim diye yemekten sonra dütük yollara çekirdek aile ve Örgüşle. (Mai'me teyzesi bakıyor artık, ne keyif anlatamam)
İndik sahile başladık yürümeye, tek derdimiz o sırada dondurmayı şimdi mi alsak dönerken mi çelişkisi.
Derken o kadar kalabalığın olduğu insanların akşam yürüyüşü için çoluk, çocuk, torun, tombalak döküldüğü sahilde sivrizekalının biri elinde pabucu ağaçta kalan birşeyi almak için pabucunu ağaca fırlatmaya hazırlanıyor... Şaka gibi dimi? O kalabalıkta bu kadar aptalca birşey nasıl yapılır ki?  Biz dur, hop, yapma, atma hebele hübele derken attı sivrizekalı pabucunu. Ve körün gözü geldi bizim kızın üstüne düştü. Allahım yarabbim gözlerim döndü, delirdim. Hala düşününce o an gözümün önüne gelince ensemden doğru sıcak basıyor bana. Allahtan kız tam o esnada etrafa bakmak için arabasında öne doğru eğilmiştide sırtına doğru geldi yoksa tam kafasına gelecekti!
Ben o gözü dönmüşlükle kudurmuş gibi adama bağırıyorum, ben bağırıyorum sevgili ayrı bağırıyor. Adam utanmadan, özüğr dileyeceğine sevgiliye diyor ki ne şekil yapıyorsunuz? Ay gelde paralama bunu. Ben yine dayanamıyorum söylenmeye başlıyorum adam tamam özür dilerim diyor başkaları araya giriyor ve biz sinir küpü halinde sahil gezimize devam etmeye çalışıyoruz.
Koca sonra bana kızıyor ee haksız sayılmaz ki. Sen ne diye söyleniyorsun, karnında bebeğin adam ya birşey yapsa sana o sırada diyor ve haklı da :( Ama ben sinirlenince kendime hakim olamıyorum, sonra ki olası olumsuz adımları düşünemiyorum. Ki artık düşünmem lazım, kontrollü olmam lazım ama nasıl bakalım.
Daha önce bir maç çıkışı yan kesicinin üstüne atlamışlığımda var onda da feci fırça yemiştim kocadan ki onda da multi haklıydı yine.
Uff be ne çok anlatmışım, nasıl sıkılmışsa içim...

Ben hafiften toparlanıyorum, birazdan çıkacağım. Hafta sonu da geldi, ramazan önce son haftasonları değerlendirmek lazım. Bakalım Dr sonrası yaparız planları. Plan yapmak dedimde artık plansız bir iş yapmayacam ben bu gidişle :) nedenleri daha sonra ki postlara kalsın, öptümmmm herkese iyi haftasonları...

Fotoğraf tatil öncesi Tekirdağ'da dalından erik yiyen çılgın cüce. Erik önce itinayla tüm ayak parmaklarına değdirilir ve sonra hoop ağıza atılır... ohhh en lezizi :)))

27 Mayıs 2011 Cuma

KARDEŞİME.....

Kardeş demek hayat demektir...


Kimi zaman aldığın nefeste diyebilmek...


kimi zaman üzüldüğün anda karşında bulabilmek...


Hiçbir zaman sevgili kardeş gibi olamaz...


kardeşin aşkı sevgiliden çoktur...


Sevgili terk eder, kardeş yanında baki kalır...


Sevgili emreder, kardeş teselli eder...


Kardeş sevgiliden çok sever...


Bilir misin bizde kardeşlik nedir...


Nefesin kesilirse, al benim canımı kullan ...


senindir... .


Yolun sonu uçurumsa eğer...


geri dön...


İlk adım benimdir.
                    Sene 2007 falan sanırım.

KARDEŞİME.....

Kardeş demek hayat demektir...


Kimi zaman aldığın nefeste diyebilmek...


kimi zaman üzüldüğün anda karşında bulabilmek...


Hiçbir zaman sevgili kardeş gibi olamaz...


kardeşin aşkı sevgiliden çoktur...


Sevgili terk eder, kardeş yanında baki kalır...


Sevgili emreder, kardeş teselli eder...


Kardeş sevgiliden çok sever...


Bilir misin bizde kardeşlik nedir...


Nefesin kesilirse, al benim canımı kullan ...


senindir... .


Yolun sonu uçurumsa eğer...


geri dön...


İlk adım benimdir.
                    Sene 2007 falan sanırım.

5 Mayıs 2011 Perşembe

Anneler Günü artık Benimde Günüm :)

Canım ANNEM!

Seni çok seviyorum, iyi ki varsın, iyi ki bizimlesin...

Hep bizimle, hep başımızda ol inşallah....

Bu şarkıyı anneler günü için önce anneme sonra da tüm annelere hediye etmek istiyorum zira ben bayıldım kendisine :))))



Canım annem, torununun diş buğdayında :)

Anneler Günü artık Benimde Günüm :)

Canım ANNEM!

Seni çok seviyorum, iyi ki varsın, iyi ki bizimlesin...

Hep bizimle, hep başımızda ol inşallah....

Bu şarkıyı anneler günü için önce anneme sonra da tüm annelere hediye etmek istiyorum zira ben bayıldım kendisine :))))



Canım annem, torununun diş buğdayında :)

27 Nisan 2011 Çarşamba

Şaşkın Anne...

24 hafta sonra göreceğiz bakalım oğlan anası olmak nasıl birşeymiş :)))

Şaşkın Anne...

24 hafta sonra göreceğiz bakalım oğlan anası olmak nasıl birşeymiş :)))

20 Nisan 2011 Çarşamba

Oturan Tosbik ٩(-̮̮̃-̃)۶

Dün sabah itibariyle elma şekerim bizi yatakta oturarak karşılamaya başladı :) Sabah uyandım baktım bizimki uyanmış kendi kendine oynuyor yatağında, hazırlanayım ondan sonra gideyim yanına dedim. Hazırlandım, sütünü hazırladım, altını değiştirmek için yanına gittim ki odaya girmemle yatakta oturup bana bakan 1 çift gülen göz ile karşılaşmam bir oldu. Ben şaşırıp ona bakıp gülerken bir an git gel yaşadım gidip telefonu alıp o anın fotoğrafını çekmek için :)) ama tam kapıya yöneldim ki bu sefer oturduğu yerden kollarını uzatıp gel gel yapmaya başladı ki vazgeçtim fotoğraftan falan çekmekten aldım kucağıma sardım, yumuldum gıdıya öptüm öptüm öptüm kokusunu sevdiğimi.
bu gece de yine uyanmış ağlıyor sevgili gitti yanına bizimki yine oturuyor yatağın köşesinde, sevgili şok geri geldi oturmuş yatakta bana bakıyor diye :) Birde oturduktan sonra uyku sersemi henüz geri yatmayı başaramadığı için emzik elinde ağlıyor, gidiyorum yanına emziği ağzına koyup kafasıyla onu yatırmamı işaret ediyor :) al da o sırada ye yala yut :) kendimi zor tutuyorum mıncırıp uykusunu açmamak için.
Korkudan (oturan tutunup kalkarda diye) yatağın paravanını kaldırıyoruz artık en üst seviye.
Şekere not olsun diye yazayım istedim. Gece oturmalarını henüz yakalayamadığımdan başka pozla idare ediyorum, öpüyorum....

Oturan Tosbik ٩(-̮̮̃-̃)۶

Dün sabah itibariyle elma şekerim bizi yatakta oturarak karşılamaya başladı :) Sabah uyandım baktım bizimki uyanmış kendi kendine oynuyor yatağında, hazırlanayım ondan sonra gideyim yanına dedim. Hazırlandım, sütünü hazırladım, altını değiştirmek için yanına gittim ki odaya girmemle yatakta oturup bana bakan 1 çift gülen göz ile karşılaşmam bir oldu. Ben şaşırıp ona bakıp gülerken bir an git gel yaşadım gidip telefonu alıp o anın fotoğrafını çekmek için :)) ama tam kapıya yöneldim ki bu sefer oturduğu yerden kollarını uzatıp gel gel yapmaya başladı ki vazgeçtim fotoğraftan falan çekmekten aldım kucağıma sardım, yumuldum gıdıya öptüm öptüm öptüm kokusunu sevdiğimi.
bu gece de yine uyanmış ağlıyor sevgili gitti yanına bizimki yine oturuyor yatağın köşesinde, sevgili şok geri geldi oturmuş yatakta bana bakıyor diye :) Birde oturduktan sonra uyku sersemi henüz geri yatmayı başaramadığı için emzik elinde ağlıyor, gidiyorum yanına emziği ağzına koyup kafasıyla onu yatırmamı işaret ediyor :) al da o sırada ye yala yut :) kendimi zor tutuyorum mıncırıp uykusunu açmamak için.
Korkudan (oturan tutunup kalkarda diye) yatağın paravanını kaldırıyoruz artık en üst seviye.
Şekere not olsun diye yazayım istedim. Gece oturmalarını henüz yakalayamadığımdan başka pozla idare ediyorum, öpüyorum....

13 Aralık 2010 Pazartesi

Diş Buğdayı

Kızım doğduğundan beri 3 ev değiştirdik. Bu ev değişiklikleri nedeniyle de bir türlü niyet ettiğim duayı yapamamıştım. Elma şekerinin dişleri de çıkınca hehhh dedim işte buda bahane, hazır evde yerleşti sayılır ee havalarda süper güzel gidiyor yapayım diş buğdayı ve duayı bir arada dedim. Dedim dedim ama ben dedikten sonra kış kıyamet bastırdı. Eee planlar programlar yapılmış insanlara da haber verilmiş oldu, bir daha ertelersem doğum gününe kalır bu iş diyerekten başladık 4 koldan hazırlığa. Yaptık, geldik bir araya, dualar ettik, yemekler yedik, sohbetler ettik. Çok çocuklu olmaya ise bir süre tövbe ettim :) Sonrası kısmet bakalım.

Annem ve eşimin annesi sağolsunlar yardım ettiler yemekler konusunda. Canım anneanneminde ağzına sağlık, duamızı kendisi yaptı. Biricik kardeşimde geldi yardıma.
Mönüde peynirli mayalı açma poğaça, patates hamurlu kıymalı poğaça, yaprak sarma, elmalı kurabiye, cupcake ve benim yaptığım truff, kısır ve diş buğdayımız ile gelenlere hediye edeceğimiz diş kurabiyelerimiz vardı.

Günün sonunda hasta oldum ama neden nasıl bilmiyorum gelenler arasında hasta olanda yoktu, sanırım yorgunluktan çıktı ortaya hastalık. Son durum konan teşhis ortalıkta dolanan grip ve yanına bonus gelen faranjit. Ve ilaç milaç hak getire, bitki çaylarına marş marş.

Günün sonunda gelen haberle İroş'unda ilk dişinin çıktığını öğrendik. Abisini solladı minişko.

Günün fotoğraflarını henüz yüklemedim hazırlıklar sırasında telefon ile çektiğim kareleri ekliyorum şimdilik.
Hazırlıkları yaparken pasta malzemeleri için eminönü'ne gittim, deneyimlerim ayrı bir post konusu olsun.

Diş Buğdayı

Kızım doğduğundan beri 3 ev değiştirdik. Bu ev değişiklikleri nedeniyle de bir türlü niyet ettiğim duayı yapamamıştım. Elma şekerinin dişleri de çıkınca hehhh dedim işte buda bahane, hazır evde yerleşti sayılır ee havalarda süper güzel gidiyor yapayım diş buğdayı ve duayı bir arada dedim. Dedim dedim ama ben dedikten sonra kış kıyamet bastırdı. Eee planlar programlar yapılmış insanlara da haber verilmiş oldu, bir daha ertelersem doğum gününe kalır bu iş diyerekten başladık 4 koldan hazırlığa. Yaptık, geldik bir araya, dualar ettik, yemekler yedik, sohbetler ettik. Çok çocuklu olmaya ise bir süre tövbe ettim :) Sonrası kısmet bakalım.

Annem ve eşimin annesi sağolsunlar yardım ettiler yemekler konusunda. Canım anneanneminde ağzına sağlık, duamızı kendisi yaptı. Biricik kardeşimde geldi yardıma.
Mönüde peynirli mayalı açma poğaça, patates hamurlu kıymalı poğaça, yaprak sarma, elmalı kurabiye, cupcake ve benim yaptığım truff, kısır ve diş buğdayımız ile gelenlere hediye edeceğimiz diş kurabiyelerimiz vardı.

Günün sonunda hasta oldum ama neden nasıl bilmiyorum gelenler arasında hasta olanda yoktu, sanırım yorgunluktan çıktı ortaya hastalık. Son durum konan teşhis ortalıkta dolanan grip ve yanına bonus gelen faranjit. Ve ilaç milaç hak getire, bitki çaylarına marş marş.

Günün sonunda gelen haberle İroş'unda ilk dişinin çıktığını öğrendik. Abisini solladı minişko.

Günün fotoğraflarını henüz yüklemedim hazırlıklar sırasında telefon ile çektiğim kareleri ekliyorum şimdilik.
Hazırlıkları yaparken pasta malzemeleri için eminönü'ne gittim, deneyimlerim ayrı bir post konusu olsun.

24 Kasım 2010 Çarşamba

Öğretmenler Günü

Canım Babam,

Öğretmenler günün kutlu olsun. Senin nezdinde tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü de kutluyorum.

Öğretmenler Günü

Canım Babam,

Öğretmenler günün kutlu olsun. Senin nezdinde tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü de kutluyorum.
BU BLOGDAKİ YAZI VE FOTOĞRAFLARIN HER HAKKI SAKLIDIR. İZİNSİZ KULLANIMLAR HAKKINDA HER TÜRLÜ YASAL TAKİBATA GEÇİLECEKTİR.
 
Elma Çekirdeklerim - Blogger Templates, - by Templates para novo blogger Displayed on lasik Singapore eye clinic.